Obezite ve Metabolik Cerrahi Merkezi

Gastrik Bypass

Gastrik bypass ameliyatı kliniğimizde en sık uygulanan cerrahi türüdür.  Bu cerrahi türünde kullandığımız teknik, aslında neredeyse 100 yıldan bu yana kullanılan mide cerrahilerinin obeziteye uyarlanmış bir şeklidir. Uyguladığımız gastrik bypass tekniği Roux-en-Y gastrik bypass yöntemidir. Video galerimizde bu ameliyatın videosunu izleyebilirsiniz.

ROUX-EN-Y GASTRİK BYPASS TEKNİĞİ

Bu teknikte mide boyutları ve hacmi küçültülerek yaklaşık 30-50 mililitreye indirilir. Bu küçük bir çay bardağından daha küçük bir hacimdir. Bu sayede bu ameliyatın kısıtlayıcı özelliği ortaya çıkar. Midenin geri kalanı pasif olarak yanda durur. Yani öncelikle mide bypass'lanmış olur. Ardından ince barsaklar ile mide arasında yeni bir yol yapılır. Safra ve pankreas sıvıları hastanın kilosuna göre daha ileriye taşınır ve yiyeceklerin emiliminin bozulması sağlanır. Bu yeni yolların adına anastomoz denir ve bu noktalardan kaçaklar olabilir. Bizim uyguladığımız ameliyat esnasında endoskopik hava testi (lastikçilerin lastiği suyun altına sokarak yaptıkları test benzeri) uygulamamız sırasında bu kaçakların olup olmadığını hemen tespit edebilmekteyiz. Ameliyatlarımızda şu ana kadar herhangi kaçak tespit edilmemiştir. Bu cerrahi teknikte yaklaşık %3 oranında kaçak oluşabilmektedir. Bu durumda genelde hastaya yemek verilmemekte ve beklenmektedir. Nadiren tekrar laparoskopi yapmak gerekebilir. 

GASTRİK BYPASS İLE NE KADAR ZAMANDA NE KADAR KİLO VERİLEBİLİR?

Gastrİk bypass yöntemiyle fazla kiloların %70-80'ı verilebilir. Bir örnek verecek olursak:

İdeal kilosu 70 olması gereken bir hasta varsayalım 170 kiloysa; fazla kilo=100 kilogram

Bypass ile 70-80 kilogram verilebilir. Sonuç kilosu 90-100 kilogram olabilir. Bundan daha iyi kilo verebilen hasta sayısı çoktur. Daha iyi kilo verebilen hastalar hayat stil değişikliğini başarabilmiş hastalardır.  Kilo kaybı genellikle 1 yıl içinde gerçekleşmektedir.

AMELİYAT SONRASI NE GİBİ BESLENME BOZUKLUKLARI ORTAYA ÇIKABİLİR?

Bypass cerrahisi sırasında midenin büyük bir kısmı ve barsakların 2 metreye yakın bir kısmı pasif konumda bırakılır. Bypassın amacı yiyeceklerin emilmesine engel olmaktır. Bu nedenle vücut için gerekli bazı maddelerin de emilmesi bozulabilmektedir. Özellikle etkilenen maddeler arasında B12 Vitamini, demir ve kalsiyum gelmektedir. Vitamin B12 emilebilmek için mideden salgılanan bir faktör olan İntrinsik Faktör'e ihtiyaç duymaktadır. Ameliyat sonrası bu vitaminin her ay enjeksiyon yoluyla yerine konulması gerekir. Kaybedilen vitaminler için hergün vitamin takviyesi verilmelidir. Takiplerde VitD düzeyi takip edilmeli ve hastalara kalsiyum verilmelidir. Bu eksiklikler devamlı takip edilen hastalarda problem yaratmamakta ve çok iyi tolere edilmektedir. Bariatrik diyetisyen takibinde olmayan hastalarda protein eksiklikleri oluşabilmektedir. Hastaların diyetlerinin, özellikle de erken dönem beslenmelerinin çok iyi takip edilmesi gereklidir.

BYPASS CERRAHİSİ GARANTİLİ MİDİR? CERRAHİ SONRASI TEKRAR KİLO ALINABİLİR Mİ? ALINIRSA ÇÖZÜM VAR MIDIR?

Hiçbir obezite cerrahi yönteminin %100 başarılı olması söz konusu değildir. Teknik olarak yapılan bazı hatalar sonucunda hastalar yetersiz kilo verebilir ya da hiç veremeyebilirler. Bırakılan midenin çok büyük olması, mide barsak geçişinin çok geniş olması, bypasslanan barsağın kısa tutuluması yetersiz kilo kaybına neden olabilir. Yetersiz kilo vermenin veya tekrar kilo almanın en önemli nedeni hasta uyumsuzluğudur. Verilen beslenme programlarına uyumsuzluk, aşırı kalorili beslenme ve harketsiz hayat stili gibi etkenler nedeniyle hastalar tekrar kilo alabilirler.

Bypass cerrahisi en radikal cerrahilerden biris olduğu için yapılabilecek başka birşey kalmadığı düşünülmektedir. Yeni gelişen teknikler ile mide tekrar küçültülmekte, barsak geçişi daraltılabilmektedir. Cerrahi olarak da yapılabilecek şeyler mevcuttur. 


 

Anket

Tecrübeli bir obezite cerrahının en az kaç gastrik bypass yapmış olması gerekir?